Unutmayın ki zekanın keskinleşmesinde sayıların rolü çok büyüktür. Dört uzvunuzu kullanarak iki farklı sayıyı bir tempo içinde kontrol edebiliyor olmak size bunu kazandıracak ve üstün bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı olacaktır.
Ancak öğrenme aşamasında tekniklere ve kurallara dikkatin çok fazla yoğunlaştırılması bazen zekayı keskinleştirmekten çok anlama güçlüğüne yol açabilir. Kendinizi yalnızca tekniklere köle haline getirirseniz aklınızın başarabileceğinden daha fazlasının ötesine geçmesine izin vermezsiniz.
Sonuçta zeka, aynı arabanın beygir gücü gibi bir potansiyeldir. Bu potansiyeli doğru kullanabilmek için sürücü bir beceri geliştirmelidir. Bu da düşünme becerisi ve yaratılıcılıktır. İçsel öğrenme sanatı ile öğrendiklerimizi kendimizden bir parça haline getirebilir, bu teknikleri devamlı akılda tutmaya çalışmak zorunda kalmadan aklı ve bedeni beraber çalıştırarak gelişimimizi sürdürebiliriz.
Bunun için çalmadığınız ya da etüt yapmadığınız zamanlarda bile önceden öğrendiğiniz şeyleri zihinde canlandırma metodu ile teknik gelişme sağlayabilir psikolojik ve kişisel değerlerinize yeni bir bakış açısı getirir ve yaratıcılığınızı yükseltebilirsiniz.
Yani imgelemeler yoluyla kendinize bir iç bakış oluşturursunuz ve bu sayede fazlalıklarınızı ya da eksikliklerinizi tanımlayarak geliştirdiğiniz bir tekniği ya da tarzı yeniden ayarlayabilirsiniz.
Sonuçta beyniniz üzerindeki denetiminiz artar ve bakış açınız her perspektifi içerecek kadar genişler. Çalışınız sezgisellik ve yaratıcılık kazanır ve yavaş yavaş hayatınızın her alanında bu etkileri pozitif bir şekilde görmeye başlarsınız.
